26/11/2008 - ßir Kutu DoLusu Yaşam Gönderiyorum

Bir kutu dolusu yasam gönderiyorum sana sade bir kurdeleyle süslenmis. Çöz kurdeleyi ve kaldir yavasça kutunun kapagini… Kocaman bir firça ve bin renk koydum kutuya bir cennet resmi yapip içine gir diye…
Düsler serpistirdim gizlice düs kurmayi unutma diye...
Bir tanede elma sekeri yerlestirdim içindeki çocugu yeniden tadabil diye… Günesin batisini billur suyun sesini kirmiziyi gelinciklerin safligini taze ekmegin kokusunu ve bir gülümsemenin sicakligini da sigdirdim. Ruhlarimiz aç kalmasin diye…
Kutuya biraz da sevecenlik koydum güçlü ol diye çünkü acimasiz olan güçsüzdür.
Beyaz bir güvercin uçup kendi kondu kutuya barisi ve özgürlügü sunmak için…. Bir buket sevgi bir yudum ask ve yarim bir elma da koymadan edemedim.
Paylasmayi animsayalim diye…
Sevdiklerimize onlari sevdigimizi söylemek için yarini beklemeyelim. Hemen simdi bunu yapalim diye… Içtenligi umudu neseyi bagislayiciligi özgüveni ve açik yürekliligi unutmadim ‘Ben’ in disina çikip bize ulasabilelim diye…
Son olarak da bir kart ilistirdim kutuya bak bu kartta neler yaziyor. Bu kutunun kapagini her kaldirisinda yasamla ilgili yepyeni seyler kesfedeceksin. Yasamak için yarini bekleme al yasami kollarinin arasina ve simsiki saril yasamdan yalnizca almak yerine ona bir seyler ver.
Kisacasi bütünüyle ‘Insan’ ol. Unutma (!) yasam dokumasi henüz tamamlanmamis
olaganüstü güzellikte bir duvar halisidir ve sana ait olan boslugu yalniz sen doldurabilirsin.
Kimseyi kirmamak ve üzmemek sartiyla istedigin her seyi dene …
bir gün sonsuzlugun bulutlarina oturdugunda ne aklin kalsin ne de kirik bir yürek...
(alıntı)
|
|
Yorum (1) :: Yorum yaz! :: Bağlantı
|
15/11/2008 - SevgiLiye

Gözyaşı esiri olan,sevgiliye duyulan,sevgimin en derininde bulunan,sevdam.. Sen bu bedenin damarlarında gezen damla damla kansın..seninle yaşam bulur ruhum..seninle hayata döner gözlerim.. Sen bu yüreğin sevgisine düşen en güzel aksın..seninle yüreğimin sevgisi,hayatımın sevgisi,mutluluğumun sevgisi..tıpkı saf ve duru bir karın simgesi..senin gönlüme düşürdüğün ak ile.. Sen bu gönlün kıyılarına düşen sevdasın..bu sevda ne hayat,ne özgürlük nede yürek sevdası..bu sevda gerçek sevgiliye duyulan sevgiyle yoğrulan bir mutluluk mayası.. Yüreğim nerede..sen yüreğimde nerdesin,ey sevgili!..ilmek ilmek gönlüme işlenen,göz kamaştıran güzellik sembolüm.. Bitmez tükenmez bir senin sevgin yüreğimde..bir senin adın düşürmediğim dilimde..bir senin aşkın dolu dolu tüm ömrümde.. Sana verdim gönül güvercinimi..sana uçurdum tebessüm kelebeğimi,kondurdum el-emin olan ismine..senin için ağlayan kütüğüne kondurdum.. Dindir gözyaşımı sevgili..doldur sevdanla gönlümü..sen sevdirme,sensiz güzel olmayan güzellikleri..sen sevdir sana dair hayatımızda anlam bulan ve yüreğe tek tek düşen cemrelerini..
(aLıntı)
|
|
Yorum (yok) :: Yorum yaz! :: Bağlantı
|
15/11/2008 - Yüreğimi ßir GüL Çizdi

Gülün dikeni battı dün parmagima, ve hala gülümseyerek bakiyorum parmagimdaki kücük siyriga...
kizamadim... cünkü gülün dikeni batmadan önce sükretmistim; " Ya Rabbi, ne kadar güzel yaratmissin " demistim. Kizamadim, cünkü bir dakika önce güzel kokusunu sineme cekmistim , bakmaya kiyamamis kokusuna hayran kalmistim, cünkü batmadan önce yüregime koymus onu sevmistim... dikenini unutmusmuydum? unutmustum dikenini... unutmustum iste....
acitmayayim diye dokunmaya cekindigim gül, ince ve derin bir yara acmisti parmagima... gülümsedim yarayada... süzülen iki damla kanada... cünkü o yarayi acan bakmaya kiyamadigim o güldü...
sevdiklerimizin yüregimizde actiklari yaralarda aslinda o gülün actigi yara gibi degilmiydi... ince ve derin bir yara... aslinda cok önemsiz gibi görünsede her kimildadiginizda yüreginizi inceden sizlatan bir yara... ama dostlariniz o yarayi acmadan önce siz muhabbet dolu kokularini sineye cekmistiniz, zamani, mekani ve kalbinizi paylasmistiniz... yarayi acmadan önce siz onlari kalbinize koymustunuz... kizabilirmiydiniz... kizamazdiniz elbet...
sevdiklerimizin actiklari yaralarda o gülün actigi yara gibi ince ve derin... ama yarimiz o yarayi acmadan önce biz sükretmistik, kokusunu sinemize cekmis, bakmaya kiyamamistik...dikenini unutmusmuyduk... unutmustuk tabi... ama biz gülümsemeliyiz yaraya... belki süzülen iki damla kanada... gülümsemeliyiz iste.... cünkü o yarayi acmadan önce biz onu kalbimize koymustuk ve sevmistik...
(alıntı)
|
|
Yorum (yok) :: Yorum yaz! :: Bağlantı
|
13/11/2008 - MİM'E AŞIK BİR NUN

Mim yüreğimin gizlediğidir, mim ellerimin titrediğidir, mim alemlerin Biriciğidir, MİM Arapça MUHAMMED lafzının ilk harfi olan MİM 'İ o da sevgili peygaberimizin aleyhisselatu vesselam'ı ifade eder. MİM Efendimiz aleyhisselatu vesselamın rumuzudur bir bakıma… MİM sevgili, en sevgili… Kainatın yaratılma sebebi… müjdecimiz,kurtarıcımız,Efendimiz… sonsuz salat ve selam Sana ,aline ve ashabına….NUN ise benim arapça da ismimin baş harfidir. ben ise Efendimiz aleyhisselatu vesselamın kapısında köle… ayağının tozu… ümmet olabilsem ne mutlu…
MİM'E AŞIK BİR NUN'UM.
|
|
Yorum (2) :: Yorum yaz! :: Bağlantı
|
13/11/2008 - Efendim

Geceden sağdığım hüznü karsaydım yoğurduğum aşkın hamuruna her tadan teneşir hazırlardı kendine. işte aşk öyle ağırdı zihinden bedene!..
sezam, canım efendim;
payesiz gece bekçiliğine soyunan şu bohem gönlüm siz âşinasını, yıldızlara adres gösterip nur saçmayı zatınızdan öğrenmelerini salık verirdi de parıltınızdan cezbeye tutulup boşluğa kayıverirlerdi efendim. ay şaşkınlıktan tutulup ışığını sizden mi yoksa şems'den mi alacağını bilemeden kararıp kalırdı şavkırken ziyanızın haşmetinden. bendeniz hâlenizin simden mürekkebinde aşk rahlemin müdavimi divitimle rindane, yekavaz gazeller yazardım şanınıza yakışır denli lirik, eğer izniniz olup aşka kapı aralasaydınız efendim.
sertacım efendim;
ağaran şafakların geçici güneşi ışığından utanıp karanlıklarda boğardı kendisini. şimdi rengini gökkubbeye asmış her alâim-i sema prizmanızdan sağılıp kuşattı evreni. aşka boyadı âdemi, çiçeği, böceği. varlığınızın sebebi üzre hazırladı aşk kendisini ve niceleri ismâilî kurbanlar verdi yek nefeste. eprimiş ruhların lâhutî terennümleri eşliğinde muhayyel ülkemde seraser şehrâyinler fâş etti sancıyı. revnaklı piyalelerden hayal âlemimize subesu şarabî gül şerbetleri aktı. gülle buluşmasında gönüllerin mest-ü hayran bir seyeran görülmeye değer mükellef bir ziyafetti gözlerimize ve esrik zihnimize.
rûnümam efendim;
gidişiniz karanlıklara sunmaktır kendimizi ve yine bilirim ki ziyaret ettiğiniz gönül kâşanemizde gereği gibi mihmandarlık yapamadık zat-ı âlînize. her zulmü boğan nur olduğu gibi her nuru içinde ilelebet barındırmayı beceremeyen binasip, acziyeti kendinden menkul derbeder ruhlar vardır. imdi elbet yaşanmış bu serencamda serkeş ve sermest ruhun serriştesi elinizde, bedeniyle mübtelâsı olduğu aşka külliyen bende.
dilküşam efendim;
musaleyin kaç deniz yarardım menzilinizde, mecranıza akıp gelebilmek için. isaleyin nefesime nefes eklerdim sevdanıza ulaşmak için. kâh süleyman gibi yüzüğümün kaşındaki tılsımla kavuşmak emeliyle hükmedebilseydim kuşların kanatlarına, kâh belkıs olup billur saraylarınızda melikeniz diye dolaşabilseydim yalınayak. hadi lütfedip siz seçin, ya yusuf'a yar olamamış züleyha'nın sadaka olan tebessümünde giz olayım ya da meryem'in aklığında bir buhurumeryem kokusuyla dolayım ellerinize.
ey gönlümün biriciği, efendim;
sevdanızdan medet uman, fâş edilmiş sırrın alevinde yanan yüreği sözünüzle dilşad ediniz artık. ya 'yeri yok bu aşkın' deyip tek celsede kırınız kalemimi ya da sunun alevleri içmiş bileklerime, her zerreme inşirah verecek yücelten sevginizi
senai demirci.
|
|
Yorum (yok) :: Yorum yaz! :: Bağlantı
|
|
Hakkımda
Ey Gönül! Cânına üflenen nefhayla yan da kavrul!Amma lâle gibi ol ki, hâlinden sadece yâr haberdâr olsun...
Kategoriler
Arkadaşlarım
• eftal85 • 0efsun0
|